Diş Gıcırdatma

Bruksizm (Diş Gıcırdatma), genelde uyku sırasında dişleri bilinç dışı bir biçimde sıkarak yapılan bir eylemdir. Bu normal olmayan bir durumdur ve bir hayli rahatsızlık verici olduğu bir ses ortaya çıkar. Genellikle bu alışkanlık kişi tarafından pek fark edilmez. Ülkemizde görülme sıklığının % 20’lere kadar ulaşmaktadır. Bruksizm ile alakalı araştırmalar diş gıcırdatmanın nedenini merkezi sinir sistemi rahatsızlığından ileri geldiğini gösterirken, bazı araştırmalar ise diş gıcırdatmanın nedenini aşırı duygusal hassasiyet, sinir, stres, kuruntu, dengesiz beslenme, hareketsizlik ve her şeyi kontrol altında tutma hissinin gece dışa vurumu olarak tanımlamaktadırlar. ‘Bruksizm’, en sık görülen uyku bozukluklarından, uykuda konuşma ve horlamadan sonra 3. Sırada karşımıza çıkmaktadır. Bruksizmi olan kişilerin % 5 ile 10 arası bir bölümü dişlerine uyguladıkları kuvvet sonucu dolguların ve dişlerin kırılması gibi zararlara yol açabilmekte, bir bölümü da çene eklemi diş fonksiyonlarından şikayetçi olmakta ve sabahları sebepsiz baş ağrısı ve kas ağrıları çekmektedirler.

Diş gıcırdatma nedenleri hakkında çeşitli görüşler vardır. Ancak herkes stresin bruksizmin nedenleri arasında en önemli faktör olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir. Stres, bruksizmin hem oluş sebebi hem de olayın şiddetini artıran en önemli faktör olarak belirlenmiştir. Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak ve malokluzyon yani dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar bruksizmin diğer oluş sebeplerindendir.

Yetersiz beslenme, barsak parazitleri, alerji ve endokrin bozuklukları da diş gıcırdatmaya sebep olabilir. Eğer bağırsaklar dolu ise, gerginleşen barsak duvarından kalkan uyarılar beyinde sindirim kanalının faaliyetini başlatır. Barsak kasılması artar, sindirim enzimleri salgılanır, mide asidi artar, tükürük akışı artar, çiğneme kasları kasılır veya daha kolay kasılır hale gelir. Bunun neticesinde diş gıcırdatma olabilir.

Diş gıcırdatma sadece yetişkinlerde görülmez

Diş gıcırdatma problemi sadece yetişkinlerde görülen bir sorun değildir. Çocuklar da yetişkinler gibi çoğu zaman uyanık oldukları saatlerde değil, uyku esnasında dişlerini gıcırdatırlar. Dişlerini gıcırdatan çocukların bunu en sık yapmış oldukları dönemler, bebeklik dişlerinin ve kalıcı dişlerinin çıktığı dönemdir. Bu iki dönem tamamen geçtiğinde, çocuklar diş gıcırdatma alışkanlıklarını bırakma eğilimine girerler. Sinüzit nedeniyle burun akıntısı olan bir hastanın nazofarenks ve orofarenksine devamlı olarak uyarı geliyor demektir. Bu durumda da çocuk diş gıcırdatabilir.

Diş Eti Hastalıkları

Diş eti hastalığı diş eti çizgisi boyunca diş etlerinin iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanmanın ilerlemesi durumunda dişleri çevreleyen ve destekleyen kemik de etkilenir.

Diş eti hastalıkları kendi kendisine, antibiyotik, gargara, vitamin gibi tedavilerle iyileşmez; kesinlikle bir diş hekimi tarafından tedavi edilmesi gerekir. Erken dönemde teşhis edilmesi, diş etleri kadar dişlerin de sağlığını koruyacaktır. Bu hastalıklar tedavi edilmediğinde, diş kaybedilebilir. Diş eti hastalıkları genelde herhangi bir ağrı ile seyretmediğinden, çağımızda görülen en sık diş kaybetme nedenlerinden birisidir.

DİŞ ETİ HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • Fırçalama ya da diş ipi ile temizlik esnasında kolayca kanayan diş etleri
  • Şişmiş, kırmızılaşmış ya da hassaslaşmış diş etleri
  • Çekilmiş ya da dişten uzaklaşmış diş etleri
  • İnatçı ağız kokusu ya da ağızda iyi değil tat
  • Sallanan dişler
  • Dişlerin dizilişinde bir farklılık
  • Kısmi protezin ağıza oturmasında farklılık
  • Diş ve diş etleri etrafında gözle görülür iltihap
  • Yemek çiğnerken keskin bir sızı
  • Soğuk ya da sıcağa aşırı hassas dişler

Dişlerin ve diş etlerinin ortak düşmanı olan bakteri plağı, dişler üstünde birikerek diş çürüklerine ve diş eti hastalıklarına yol açan yapışkan ve renksiz bir mikrop tabakasıdır. Dişlerde çapraşıklık, çürükler, iyi değil yapılmış dolgular ve protezler, ağızdan solunum ve ağız kuruluğu gibi faktörler; mikrobiyal dental plak birikimini artırır.

Bakteri plağı, yediğimiz yemeklerdeki şeker ile birleşerek bir tür asit oluşturur. Bu asit zamanla diş minesini zayıflatır ve dişlerde çürümelere yol açar. Bakteri plağı yumuşaktır ve hasta tarafından kolaylıkla temizlenebilir. Eğer temizlenmez ve birikirse, tükürükten gelen kalsiyum ve fosfat iyonlarının etkisiyle sertleşerek diş taşları meydana gelir. Diş taşı, ancak hekim tarafından diş yüzeylerinden uzaklaştırılabilir. Diş taşları, diş eti hastalığına esas sebep olan bakteri plağının dişler üstünde daha rahat birikmesine neden olur. Dolayısıyla, diş taşlarını temizletmek zararlı değildir. Profesyonel olarak temizlenerek diş eti hastalığının ilerlemesi engellenmelidir.